Kişisel Blog

7 Kasım 2017 Salı

Ankaranın yeni gözdesi - MİNİSO

22:13 28
Ankaranın yeni gözdesi - MİNİSO

  MINISO, 2013 yılında şirketin baş tasarımcısı da olan Miyake Junya ve Çinli genç girişimci Ye Guo Fu tarafından Tokyo’da kurulmuş olan bir markadır. Kaliteli ürünler çıkaran ve müşterilerin ne istediğini bildikleri için gün geçtikçe firmanın değeri de haliyle artmış, dünyada 3 bine yakın mağaza açmışlar. Adamlar hayal etmiş yapmış. Ankara'ya geçen hafta mağazası açıldı öyle çok heyecanlandım ki hemen haftasonunun gelmesini bekledim. Mağaza hakkında düşünceler ikiye ayrılmış durumda, bir kesim çok çocuksu bulurken diğer kesimde çok başarılı buluyorlar. Zaten Japonya veya Çine gittiyseniz oradaki kesimin bu tür şeyleri çok sevdiğini göreceksiniz. Böyle Minnoş, sevimli ve rengarenk ürünler halkın genellikle kullandığı objeler. Hepimizin içinde bir çocuk yok mu zaten ? Ne var sanki kupan kalpli ise ne var sanki yastığında bir panda resmi var ise ? Bence kendimizi kandırmayalım. 

 Ürünlere bir göz atalım isterseniz BAYILACAKSINIZ ! 
-Bluetooth Hoparlör- Bence herkesin evinde bulunması gerek diye düşünüyorum. Benim var odamda :) Hemde disko toplu :) 

Soğuk kış günleri yakın arkadaşlar benden söylemesi bence herkes yanına bir adet dudak nemlendirici alsın :) Şeftalili olan herşeye de bayılırım ben. 

Müziği doruklarda ve derinlerde yaşamak isteyenlere, Oyun oynayanlara göre tasarlanmış. Müziksiz bir hayat yaşayamam ben. Ruhumun gıdası bir nevi.

Orta okuldaki hocam demişti ki eğer yabancı bir ülkeye giderseniz h20 deyin su olduğunu anlayacaklardır diye :) Benimde çantamdan eksik etmediğim camlı bir mataram var. Sürekli dışarıdan 1 lira verecek değilim yani :))) 

Düşünüyorum da acaba bu yüz yıkama jelleri, peeling ab zurt şeyler piyasanın bir hilesi mi diye yani sanki onları alınca yüzümüz daha mı temiz olacak. Son yıllarda herkes sabuna karşı aman efendim sabunla yüz yıkanmaz kurutur der oldu. Güllü sabun ile yıkamayı düşünüyorum bundan sonra :)

Bilim insanları diyor ki eğer yalnız yatıyorsanız mutlaka sarılacak bir şeyler bulun :) Bende küçüklüğümden beridir çok severim. Bunu alıp koynuma yatasım var bazen hunharca ezdiğim de olmuyor değil :) 

Buda böyle banyosunda bir şıklık bir estetiklik katmak isteyenlere :))) 


Bende tabi ihtiyacım olan ne varsa aldım da aldım :) 

Son olarak ekşide bunu okuyunca adama hak verdim :) Olan kocalara oluyor tabi. Allah yardımcınız olsun :)

5 Kasım 2017 Pazar

Loreal Paris Saf Kil Arındırıcı Jel Ürün İncelemesi

20:19 27
Loreal Paris Saf Kil Arındırıcı Jel Ürün İncelemesi

   Yüzümüz bakım yapmamız gereken en hassas ve en önemli noktamızdır. Bakmadığınız zaman kuru bir cildiniz var ise pul pul derileriniz dökülür, yağlı bir cildiniz var ise de daha çok yağ üretir ve kötü bir görüntü oluşturur. Soluk bir cildiniz olur, belki daha çabuk yıpranır ve kırışır. Yüz bakımında dikkat etmeniz gereken en önemli nokta alacağınız ürünün kimyasal içermiyor olmasıdır. İkincisi cilt probleminize uygun ürün seçmenizdir.

  Loreal markasının hayvanlar üzerinde test ediyor olması beni çok üzüyor öncelikle :( Fakat bile bile alıyorum, suçluyum biliyorum. Daha önce kullandığım ürün sivilce yapınca indirimde görüp denemek istedim. Ürünü kullanıp tek seferde sonuç bekliyorsanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Sonuç için en az 1 ay düzenli kullanmanızı öneririm. 

3 Saf Kil Mucizesi 
ARI KİL ciltteki pürüz ve fazla yağı alır.
MONTMORİLLONİT KİLİ cildinizi kusurlaştırır.
RHASSOUL KİLİ cildinizi temizler.
KÖMÜR mıknatıs etkisi ile kir ve pürüzleri çeker.

 Birde bunun maskesi var, bana göre maskesini almak daha etkili sonuç veriyor, Ürünüm bitince kesinlikle maskesini alacağım. Jeli sürmek benim için daha kolay geliyor. Erkek arkadaşım da en az benim kadar bakımlıdır :) Ona da aldırıyorum bazen. Her gün kullanılması gerektiği öneriliyor fakat ben duşta sürüyorum üşengeçliğimden kaynaklı ama siz sabah akşam sürebilirsiniz :)) Sürdükten sonra etkisini çok beğendim. 

 Cildimdeki kiri, ölü derileri ve fazla yağı aldı :) Sonrasında çok güzel ışıltı ve parlaklık verdi. Eğer bu markaya karşı iseniz dediğim gibi aktarlardan, lokman hekimcilerden Saf kil isteyebilirsiniz. 

Kilin mucizesi
 Kapadokya gezimde iken yaklaşık 50 yaşlarında bir adamın neredeyse 30'lu yaşlarda görünmesinin sebebini sorduğumda, mesleği gereği sürekli kil ile uğraştığındanmış. Yüzü o kadar pürüzsüzdü ki hiç kırışığı yoktu ve ben çok etkilenmiştim. 

 Loreal saf kil jelinin fiyatını indirimde iken 11.99 gibi bir fiyata aldım. 

27 Ekim 2017 Cuma

Karakter Kodlaması Teorim

20:47 29
Karakter Kodlaması Teorim

   Çok düşünen ve hiç durmayan bir beynim var. Öyle ki bazen uyuduğumda bile hala zihnim aktif bir şekilde olabiliyor. O yüzden sayısız şekilde kendimce teoriler ürettim. Bunlardan birini sizler ile paylaşmak istiyorum. Bu benim ilk bilimsel yazım o yüzden bütün eleştirilere şimdiden açığım. 

 Evrimsel süreç ne zaman başladı hiç birimiz bilmiyoruz. Bunun başlangıcını ve bitişini de bilmiyoruz. Bildiğimiz tek yaş yaşadığımız. Benim ise tek bildiğim şey sevgi partüllerinden oluşan moleküler kuantum gücü. Ve bu güç evreni adeta bir ağ gibi sarmış durumda ve her şey onun kontrolünde akıyor. 
  Eğer adımınızı atmadan önce olacakları biliyorsanız bu iki türlü olabilir. 1) Adımlarınızı milyonlarca kere atarsınız ve her ihtimali bildiğinizden sonraki hamlenizi de tahmin etmiş olursunuz. 2) Zamanın akışı size göre hızlıdır, bu demek oluyor ki hamlenizi sadece siz biliyorsunuzdur diğerleri değil. Birinci durum çoklu evren teorisini gösterir nitelikte böylece biz oluşturulan sayısız evrende var olmuş oluyoruz. İkincisi ise Einstein m=mc2 formülü devreye giriyor. Evrenin boyutları ve boyutlar arası zaman akış hızı. Bununla ilgili en iyi film ise Yıldızlar arası. 

  Çocukluğumuzdan beri bize anlatılan kişiliğimiz %? Genetik %? Çevresel faktörler. En basit 2 araştırmayı söylüyorum.
1) Yeni doğmuş bir bebeği alırlar ve çevre ile iletişimini keserler daha sonra çocuğun dediği ilk şey ekmek olur.
2) Yeni doğmuş bir bebeği alırlar ve hayvanlar ile büyütürler daha sonra çocuğun hayvan gibi davrandığı ortaya çıkar. 

 Tamam iyi hoş da bütün bunlar davranışsal hareketler. Kişinin kendi özü değil ve kişinin kendi benliği de değil. İnsan ırkı çevreye göre uyum sağlar ve adapte olur bu doğru evet ama onun özünü değiştiremezsiniz. Siz ana rahmine düşer düşmez ruhunuz ile birlikte karakterinizi de kodlanmış bir şekilde alıyorsunuz. Dünya bir makine misali bizde onun çarklarıyız. Ve aranızda makine mühendisi olan varsa bilir ki sadece bir çark bile bütün düzeni bozar. İşte düzenin sağlanması için kodlanmış karakter ile doğuyoruz. Yalnız bu "ona iyi karakter kodlanmış da bana kötü, haksızlık bu" demek değil. Kimseye kötü bir karakter kodlanamaz. Asıl kötülüğü biz sonradan öğreniriz. Hepimiz saf duygularımız ile dünyaya geliriz. Daha sonra olumsuz çevre koşulları bizim bu saf duygumuzu törpiler. Bunun en iyi gözlemini de küçük kardeşimde yaptım. Doğduğunda ki gözleri ben buyum diyordu ve ne olursa olsun hala da öyle olacak. 7'sinde ne ise 70'inde odur önermesini de çürütmüş oluyorum. İnsanın karakteri ne 7 yaşında şekillenir ne de daha sonra. Bir insanı değiştiremezsiniz. Onu olduğu hali ile sevmelisiniz. 

24 Ekim 2017 Salı

Dikkat Eksikliği Nedenleri ( Nasıl Yendim ?)

01:37 23
Dikkat Eksikliği Nedenleri ( Nasıl Yendim ?)

   Bunu aslında küçüklüğümden beridir biliyor fakat bir türlü ne olduğunu çözemiyordum. Beynim bu problemi algılayamıyor ve anlamlandıramıyordu. Bunu en iyi şöyle açıklayabilirim size : "Beynim çalışıyor fakat ben onunla birlikte değilim" Biraz felsefe sözü gibi oldu ama öyle. Evet sizin de anlayacağınız gibi dikkatinizin dağılması ve konuya odaklanamama durumu. Kendimi tanıdıktan sonra fark ettim ki aslında benim gibi olan fakat hala kendisinde dikkat eksikliği olduğunu bilmeyen onlarca insan varmış. Öncelikle bu bir hastalık değil, bulaşıcı kesinlikle değil. Aslında tamamen psikolojik. 

  Her şey ana sınıfımda başladı. Hoca arkadaşlarıma şarkı ezberletmeye çalışırken ben oyun oynuyormuşum. Sonra öğretmen kızıp hadi bakalım şarkıyı söyle dediğinde ise hatasız bir şekilde söylediğimde bütün herkes şok olmuş.  Beynimin nasıl mucizevi bir şekilde çalıştığına şahit oldunuz. Ben bu olayı tabi hatırlamıyorum. Öğretmenim olayı anneme bu şekilde aktarmış. Bana bu olayı uykumda iken insanların seslerini duyabilme ve hatırlayabilme özelliğimi söylediğimde anlatmıştı. Gene bir gün uyuyorum ve insanlar konuşuyorlar. Konuştukları konuya da daha sonra dahil olduğumda ise "nasıl ya ? ama sen uyuyordun ? nasıl hatırlayabilirsin ki ?" diye sorular sormaya başlandı. Burada şunu fark ettim. Beynim odak dışı çalışıyor. Bu da aslında benim çok yaratıcı bir zekaya sahip olduğumun bir kanıtı. Aşırı hayal kurarım ve zihnimde kurgular oluştururum. Bu kurgular kimi zaman çok kötü olaylar bile olabiliyor. Bazen diyorum da acaba paralel evrendeki zihnim ile bu zihnim çatışıyor mu diye ? Ya da olayların sonrasını tahmin ederek aslında beynimi mi alıştırmaya çalışıyorum ben ? Şimdilik ikinci ihtimal daha çok baskın geliyor. 

 Küçüklük travması 
 Dikkat eksikliği olanların küçüklüğünde ya kötü bir travma ya da tam olarak kendi benliğine ulaşamamış ve kendisini tanımalarına olanak verilmemiş kişilerde olduğunu düşünüyorum. Küçükken yaşadığım bir olay beynimin savunma mekanizmasını değiştirdi ve bu durum dikkatimin odak noktasının sapmasına neden oldu. Bir çok şey yaşadım ve küçük olduğum için hatırlamıyorum olayın ne olduğunu. Belki çok iyi bir psikologa gitseydim bilinç altımdaki sebep bulunabilecekti. Örneğin küçücük bir bebek ayağını keşfediyor. Bu ona çok ilginç geliyor ve ayağına dokunmaya, onunla oynamaya belki de yemeye başlıyor. Fakat ailesi hemen gelip cık cık cık hayır oynama ayağınla diyerek çorabını giydiriyor ve onun kendisini tanımasına olanak vermiyor. Bu gibi basit örnekler ile bile onun kişisel gelişimini etkileyebilirsiniz. 

 Ergenliğimde gene biraz iyi gidiyordum fakat bir süre sonra fark ettim ki insanlar ile iletişim kurarken zorluk çekiyorum. Bu durum en çok onun lafını kesmeye çalışırken oluyordu. Beynim onun kelimelerini kelimesi kelimesine anlıyordu. Fakat bedenim konuş diyerek işten sapıyordu. Böylece anladım ki insanlar istemeden sözlerinizi kesebiliyorsa veya tamamen anlattığınız konuyu unuttuysa dikkat problemi var demektir. Aynı durum derslerimde de oldu. Derste ilgi ve odağımı kaybediyor, hiçbir şey anlamıyordum. Bende bunun çözümünü yazmakla buldum. Böylece yazdıklarımı tekrarlayarak odak noktamı güçlendiriyorum. 

 Nasıl yendim ?  
Herkesin merak ettiği konu. Tedavisi nedir bunun hocam ? Bu bir hastalık olmadığından ilaç veya benzeri ile geçmez. Tamamen gene beynimiz ile iyileştirebiliriz ancak. 
  İnsanlar çoğu kez dikkat eksikliğin var dedikten sonra bende bu durum saplantı haline geldi ve bunun üzerinde durarak araştırmalar yaptım. Öncelikle bunun sebebini öğrenmeliydim. Neden beynim benim ile oyun oynuyordu ? Ne istiyordu benden ? Kesinlikle geri zekalı veya kaynaştırma olmadığımı biliyordum. Peki sorun neredeydi o zaman ? Öncelikle kendim ile yüzleştim, öz güvenimi geliştirdim, kendi sorunlarımı fark ettim ki en önemlisi bu. Bu kadar nerede hata yaptığımı ve neden yaptığımı öğrendim. Böylece beynimin dikkat noktasını buldum. Artık daha focus yani odaksal çalışabiliyorum. Analitik zekam da gelişti ve gözlem yeteneği kazandım. Zaten kendinizi de en iyi siz tanırsınız. Yeter ki kendinizi keşfedin...

 -Elif Sağlık  

Wet n Wild Kontür Stick (Gölgelerin Gücü)

00:11 6
Wet n Wild Kontür Stick (Gölgelerin Gücü)

   Yüz Kontürleme işlemi popüler olmadan önce Hollywood artistlerince yapılmaktaydı. Bu işlem ayrıca Yüz hatlarımızın daha belirgin olmasını sağlıyor. Böylece ışık yüzümüze düşünce bu teknik ile daha güzel görünebiliriz. Örneğin ben ne kadar bu işlem ile burnumu küçük göstermeye çalışsam da sanırım beceremeyeceğim :) Cinsiyet fark etmeden herkesin kullanabileceği bir yöntem. Eskiden makyaja karşı çok ön yargılı yaklaşırdım. Fakat doğru makyaj insanı 360 derece çevirip evrim geçirmesine şahit olduktan sonra az çok sevmeye başladım sanırım :) İyi ki kendimi makyajsız da seviyorum. Sizde kendinizi en doğal halinizde sevin. 

  Bir konu var ki kızmayın bana bazen makyajsız insanları görmeye tahammülü bile olmayan insanlar var. Bu bir gerçek. Çünkü o kişi Allah'ın her günü makyaj yapıyor. O da ne o gün yapmamış. Aman Tanrım... Herkes şok :) Sonra da sen hasta mı oldun vah vah diye üstüne gittikleri zaman o kişi psikolojik olarak bozulabiliyor. Neyse konumuza dönersek;

 Yüzünüze nasıl kontür yapacağınızı daha önceki yazımda anlattım linki burada. Bu markayı bütün gratis mağazalarından temin edebilirsiniz. Ben çok memnun kaldım yalnız gene dikkat etmeniz gereken bir konu var o da kapatıcı olan kısmı teninizin rengine göre beyaz durabilir, kesinlikle almadan önce denemenizi öneririm yoksa araba farları gibi dolaşmak istemeyiz. 

 Beyaz kısmı 
Kapatıcı olan bu tarafını ben göz altıma, burnumun kemik çizgisine, alnıma ve dudağımın üstüne sürüyorum.

Kahverengi kısmı 
 Aynı zamanda çok iyi bronzer görevini görüyor. Elmacık kemiklerimin hemen altına, burnumu ne kadar küçük görmek istiyorsam oraya :) Dudağımın altına sürüyorum. 

 Wet n Wild Stick kontürünün fiyatını hatırlamıyorum ben indirimde almıştım.


  Swatch ( Ürünlerin tende gösterilmiş hali ) 

   Ben çok sevdim bu ürünü  :) 

18 Ekim 2017 Çarşamba

Saç Kırıklarımızı Evde Alıyoruz

00:38 49
Saç Kırıklarımızı Evde Alıyoruz

   Eskiden saçı rapunzel olan ben saç bakımına çok önem veririm. Saç çok önemli arkadaşlar. Benim zaten çok söylediğim bir söz "İnsanın saçı ve kaşı görünümü çok değiştiriyor" Kimisi uzun sever kimisi kısa saç. Örneğin bana kısa saç hiç mi hiç yakışmıyor :) Kendimi çirkin hissettiğim için ruh halime de yansıyor. Birde saç dediniz mi benim için akan sular durur. Gelelim asıl konuya saçınız var eyvallah :) Fakat siz önem veriyor musunuz bakalım. Öncelikle saçınızı sevin ne olursa olsun. Rengi veya yapısı önemli değil siz sevin. Saçınızı yağlanma sıklığına göre yıkayın. Ne kullandığınız önemli de değil yeter ki saçınızı beslesin, arındırsın, sert yapmasın yeter. 

 Saçımız çevre koşulları,bizim ona nasıl davrandığımıza göre kırılır. Çat diye kırılıyor evet :) Bu kırıklara çatal diyoruz. Bu da saçımızın bakımsız görünmesine, yıpranmasına ve uzama süresini kısaltır. 

Nasıl olacak ? 

  Erkekler zaten düzenli saçlarını kestirdikleri için pek fazla kırıkları da olmaz tabi kız gibi uzatmadıkları sürece. Bayanlar ise beni pür dikkat okusun:

 Bildiğimiz erkek tıraş makinesini elinize alın. Üstte tarağı var ise çıkartın sadece keseceği yer kalsın. Korkmayın saçınızı çekmiyor. Aynanın karşısına geçin saçınızı ikiye ayırın. Tabi bu durumda saçınız yeni yıkanmış ve kuru olsun. Taralı olan saçınıza aynada bakın ve ne kadar keseceğinize karar verin. Kırıkların boyuna bakın. Kırığını alayım diye de saçı komple kısacık yapmayın. Vee sonuç jilet gibi kesilmiş dümdüz saçlar :) Güle güle kullanın. Bunu 3-4 ayda bir tekrar edin. Hem kuaför masrafınız olmaz hemde en iyisini siz bileceğinizden sonuçtan çok memnun kalıp pollyanna gibi bir sağa bir sola sektirip çok güzelim bee pozu verebilirsiniz :) 

Buraya da videosunu attım. Arkanızı bu şekilde kesecek birisini bulursanız şanslısınız :) 

15 Ekim 2017 Pazar

Uykunuzu alıyor musunuz | Uyumak benim işim

01:03 23
Uykunuzu alıyor musunuz | Uyumak benim işim

   Uyuma aşkımı öğrenmem şöyle oldu : 

-Anne ben küçükken yaramaz mıydım ?
+Yaramaz mı ? Seni yere koyardım uyurdun beee 

İşte böyle başlamış benim uyumaya karşı sevgim :) Gerçekten de öyle ayakta bile uyuma potansiyelim var daha önce gözü açık uyumaya çalıştım fakat beynim kapandığı için beceremedim. Depresyon belirtisi bu, kansızsın ve tembelsin dediler. Küçücük yaşta ne yaşadım da depresyona girmiş olabilirim sizce :) Anne karnında dünyaya gelmek istemediğim için olabilir o ayrı. Ruhlar çok farklı bir dünya. Onlar Allah tarafından yaratıldı ve geri dönmek için yemin ettiler. İşte benim ruhum da bedenime girer girmez özgürlüğü elinden alınmış gibi hissetti. Hala da öyle hissediyorum. Dünya güzel fakat çok farklı bir boyut burası. Şimdi diyeceksiniz ki sanki diğer boyutları görmüş gibisin. Görmedim fakat evrenin boyutlarını biliyorum ve bir üst boyut çok güzel ve muazzam. Evrenin bir melodisi bile var. Bunu bir üst boyuta çıkanlar söylüyor. Orası çok güzel. Sonsuzluğu iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Nasıl ki dersi geçmek için sınavdan geçmeniz gerekiyorsa bir üst evren boyutuna geçmek de öyle. Henüz sınavımı vermiş değilim. Hazır mıyım ? Bilmiyorum. İstiyor muyum ? Fazlasıyla. İşte uykuyu sevmemin nedeni bu. HUZURSUZLUK.