Slazenger Erkek Parfümü

Neden dünyanın en güzel parfümleri erkekler için üretiliyor anlamış değilim :) Hele kalite kokanları var ki oradan 5 dakika önce geçmiş olsa bile kokusu orada kalıyor. Hepimiz tek başına sonsuza kadar yaşamayacağından vardır illaki bir partneri diye düşünüyorum. Özellikle doğum günleri ve yıl dönümlerinde muhakkak bir tane alınmıştır. Bir de uzak doğu ülkelerinden birinde parfüm almak hakaret anlamına geliyormuş, bunun sebebi de "Sen kötü kokuyorsun al sana bir parfüm aldım da güzel kokarsın belki" anlamına gelmekteymiş. Bence hayli bir ilginçmiş. Bende ilk defa parfüm aldığımda acaba öyle mi düşünür demiştim fakat neden öyle olsun ki koku insanı etkileyen çok önemli bir unsur. Tanıdığım çoğu kişi sürekli aynı markada kalıp duruyor onu fark ettim. 

 Uygun Fiyatlı Etkili Parfümlerden 

 Kardeşime, basketbolda başarı gösterdiği için bu parfümü ona almıştım. Henüz yaşı küçük olduğu için pahalı markalardan almak çok mantıksız geldi. Kokladığımda kokusu çok hoşuma gitti, uygun fiyatlı olmasına rağmen muhteşem dedim. 

 Gene de söylemeden geçmek istemiyorum en beğendiğim erkek parfümleri armani ve burberry. 

 Sizlerin sevdiği parfümler neler :D

İKEA ALIŞVERİŞİM


   İKEA mağazası İsveç'te kurulmuş ve 5 yaşındaki çocuğun fikirlerinden türemiş. Daha o yaşta komşularına kibrit satarak başlamış her şey düşünebiliyor musunuz ben o yaşta biberonla süt içiyordum. Bazen düşünüyorum biz nerede hata yapıyoruz çocukları büyütürken diye. Girişimcilik fikirlerim daha henüz yeni oluşmaya başladı fakat icraat derseniz çok yavaş ilerliyor, başlamak istiyorum başlayamıyorum oysaki en büyük fikirler en küçük fikirlerden çıkar her zaman. Sanırım mağazaları şehrin merkezinde değil çünkü çok büyük bir alanı kaplıyor en azından benim için çok uzak bir mesafede kalıyor. İç tasarımını kim tasarladıysa helal olsun giren bir daha çıkamıyor oradan. İlk gittiğimde çıkışı bulana kadar akla karayı seçmiştim. Labirent gibi, başladığınız noktadan çıkış noktasına kadar gitmek zorundasınız. Bütün ürünleri görme şansınız var bu şekilde. Yukarıda gördüğünüz mutfağa bayıldım ben, bence artık kimse salonda yemek yememeli. Salon sadece dinlenme odası olarak kullanılmalı diye düşünüyorum ben. 

 Çalışma Masasına ihtiyacım vardı 


 Bir gün annem masayı toplayıp kömürlüğe götürmek için kapının önüne koyar ve koyar koymaz kapıcı kırıp çöpün önüne koyunca bizimde uzun süredir masamız olmadı tabi. Kardeşimde bu sene üniversiteye gireceğinden ona da çalışma masası alalım dedik hem de alan olarak yer kaplamasını istemedik. Çekmecelerine de kitaplarımı veya eşyalarımı koyup yer tasarrufu yapmış oldum böylelikle. 

Bitmeyen Eşya 


 Aslında bakarsanız ben çok fazla kıyafete karşıyım. Bir tane olsun en iyisi olsun mantığındayım. Ama işte evdekiler aldıkça alıyorlar, yer kalmadı artık gerçekten. Sırf sadece montlar için bu dolabı aldık. Bir yandan da Ankara'nın ayazı çok soğuk geçiyor. Eskimo gibi giyinmek şart o yüzden çok fazla yer kaplıyorlar. Kendi evimde bekar hayatı yaşıyor gibiyim. Odam var mı yok mu bende bilmiyorum henüz. Kardeşlerimle ortak alanlarımız var. Masayı kendimiz birleştirdik fakat dolap için montaj yapıldı. 

 İkea mobilyalarını seviyorum, klasik duruşları çok şık duruyor. Kaliteli ve güvenilir. Mekana sabah giriyorsunuz akşam ezanında çıkıyorsunuz zamanı ayarlamak lazım :)) 

Westworld Dizisi Yorumum


  Bilim kurgu filmlerini oldum olası çok sevmişimdir. Son zamanlarda da herkes yabancı dizilere merak sarmış durumda. 1 sezonu bir günde bitirenler mi dersiniz diziden diziye koşan mı derseniz sanki izlemezsek olmazmış gibi :) Şahsen bende artık Türk dizilerine bakmıyorum çünkü hepsinde aynı konu işleniyor, aşk mıcmıkları resmen. 

 Dizinin yönetmenleri sağlam bir kere. Lost ve Star Wars'ın yönetmenlerinden. Tıpkı Game of Thrones gibi HBO'da yayınlanıyor. Kod dünyası ile uğraştığımdan ilgimi çekip izlemek istedim belki bir şeyler kaparım diye :D 

Filmin Genel Konusu 
 İki kişinin kurduğu şirketin amacı robotlar üretip para kazanmak. Bu robotlar tıpkı insan gibi üretiliyor, kanlı,canlı yani. Bunları bir alana koyuyorlar ve robotlar kendilerini insan zannediyor. Kesinlikle makine olduklarını bilmiyorlar. Ortaklardan birisi insan gibi olmalarını istediğinden yapay zekalarını geliştiriyor ve olaylar bu şekilde seyrediliyor. 

Ne Öğrendim ? 
 İnsanın karakterini belirleyen unsurlar nedir sizce ? Çevresi mi ? Ailesi mi ? Hiçbiri. Kendi benliğini oluşturan şey onun 'Çekirdek Anıları.' Benim düşünceme göre bunların %75'i de kötü anıları. Çünkü iyi olan zaten unutulur. Asıl yaralar kalıcıdır ve insanın yapısını şekillendirir. Örneğin S.a.v Hz. Muhammed yetim kaldı. Yunus Emre uzun yıllar acı çekti, odun taşıdı. Mevlana Şemsini kaybetti. Biraz ironi gelebilir size fakat sanki Allah sevdiği kullarına ağır imtihanlar sunuyor. Ödülü kazanmak elbette kolay değil bunlar için çokça fedakarlık yapılıyor. 

 Film çok sürükleyici 2 günde bitirdim ben. 



Dizide Aşık olduğum kadın "Tessa Thompson". Dizinin hikayesi çok ilginç izlemenizi öneririm zaten sadece 10. bölüm :) 

Yeni İmam Nikahı Tasarısı


  Çok değil, yaklaşık 2 sene önce meleğimin üvey annesinin deyimi ile imam nikahı kıymaya karar verdik. Ona göre birbirimizin elini tutmasından tutun bakışmamız, görüşmemiz bile günahmış yasakmış. Bu tip insanlara diyecek çok lafım var fakat sustum. Birbirimizi gerçekten çok seviyoruz ve hiç bırakmaya niyetli değiliz. Yani seviyoruz tamam da evlenmek de zorunda değiliz henüz. Ne yazık ki birçoğu da bu düşünce zihniyetine sahip. Yani el değdiyse kesin evlenecek, yoksa kan dökülür. İstersem 40 yaşında resmi nikahımı yaparım kime ne benim özel hayatımdan. Hele de şu ağız yoran teyzeler yok mu "Bak bak kız oğlanla takılıyor bir yüzük takamadı parmağına kızın, kesin parmağında oynatıyor". Ya teyzecim kesin öyledir zaten işin aslı. 

 Neyse biz gittik arkadaşlarla arabayla dini nikahımızı kıyacağız güya. Kalbimiz de o kadar safmış ki :) Aman ya ne olacak sanki en azından günah yazılmamış olur amellerimize dedik. Camiye sanırım 6-7 kişi girdik imam korktu sanırım ne oluyor diye. Biz cümleye başlamadan arkadaş atladı "Hocam gençler birbirini sevmişler e artık bunların nikahlarını bi kıyıverin" Hoca da "Evlilik cüzdanlarınızı göreyim" demesi ile herkesin birbirine bakışması bir oldu. Durumu anlayınca da hocayı çok takdir ettim "Şimdi güzel gençler, evlilik imanın yarısıdır. Çok ciddi bir durumdur ve verilen kararların da şartlara uyması tabirinde olur. Şimdi siz benim yaptığım nikah ile zina işler iseniz şayet günahı benim boynumdadır bilesiniz!" Biz hocam haklısınız dedik, çıktık ve bir daha asla böyle bir girişimde bulunmadık. 

Artık İmam Nikahları Çok Kolay Olacak
 Meclise yeni tasarı sunulmuş. Benim bu hikayeyi anlatma sebebim ise artık imam nikahı yaptıranlara birçok kolaylık sağlanmış. Yani Evlilik cüzdanına bile gerek duyulmadan... Peki ne olacak ? Önüne gelen herkes nikah yapabilecek. Sonucunda ise çocuk istismarlarından tutun da birçok olaya sebebiyet verecek. Kim sundu bu tasarıyı ? Neden sundu ? Bunların cevaplarını elbette biliyoruz. Susmamalıyız. Biz sustukça daha çok istismarlar söz konusu... Umarım kyk hükmünde bile olsa geçmez. Zaten tasarıya bile sunulmaması gerekirdi. 

Doğru Eş Seçimi | Yaptığım Hatalar | Evleneceklere Tavsiyeler


  Herkesin hayatında yaptığı en büyük karardır insanın eşini seçmesi. İlk önce eski çağlara inelim. İlk insanlar eşlerinin iri yapılı ve dolgun hatları olmasına dikkat ediyormuş. Bunun sebebi de daha sağlıklı çocuklar doğurabileceğine inanmalarıymış. Şimdi ise manken gibi vücutlar arıyoruz seçimlerimizde. Küçükken yok yok ben hiç evlenmeyeceğim derdim. Artık çevremin etkisi ile midir bilinmez sanki biri beni kısıtlayacak ve ben özgür olamayacağım gibi hissederdim. Ki bu durum ergenliğimden sonra değişti. Hormonlarım, kimyam daha farklı algılıyordu artık. Sanırım 12 yaşında sanal ilişkim olmuştu. Bu da teknolojinin bize verdiği zararlarından biri malesef. Konuşmamız şöyleydi :
-Mrb
+Mrb
-Sew olalım mı ?
+Olalım 

 Tabi o zamanlar herkes kısaltarak konuşuyordu. Şimdi hala öyle mi bilmiyorum en azından ben bıraktım :) Neyse sonra 8.sınıfta gene internet aracılığı ile biri ile tanıştım. Kendisi şehir dışındaydı. Ne cesaret ama, şu an o yaşıma dönseydim kendime çok kızardım. Tanımadığım insan ile görüşmüştüm. 3 seneye yakın çıktık fakat hiç de normal değildi. Sürekli kavgalar, tripler. Kendimi de çok fazla kaptırmıştım. Ayrıldıktan sonra ağır depresyona girdim. Annem beni psikologa götürdü. Tabi saçma sapan konuşmalarım ile doktoru delirtmiştim. Herkes bir sevgili yapma çabasında idi. Annemin dediği gibi oyuncak zannediyorlardı, ya da kendilerini havalı görüyorlardı. Gerçekten öyle idi bir süre, peçete gibi atmalık sevgililer sarmıştı dört bir yanı. Bence bu durum hala öyle. 

 Babamın tecrübe edilmeden doğruyu bulamazsın sözü beni etkilemişti. Bende ilişkilerimde çokça hata yaparak doğru kişiyi buldum. Artık olgun bir bireydim ve kararlarımı nihayet sağlıklı verebiliyordum. Analizlerim bana bir erkek profili oluşturdu ve o özellikleri birinde bulursam yuva kurabilecektim. Kızlar için genel bir yargı vardır: Evi olsun, arabası olsun, maaşı dolgun olsun. Fakat bir şeyi unutuyorlar, mutluluklarını. Birde zengin olursan mutlu olursun önermesi de var. Burada davul bile dengi dengine çalar sözü devreye giriyor. Eşit şartlarda isen senin seçimin. Annem artık üniversite okumuş, lisans yapmış damat arıyor :D O da yanlış bir seçim tabi ki. Sanki Üniversite okuyan herkes Adammış gibi... 

 Neyse biz konumuza dönelim. Değer kavramı benim için çok önemli. Size gerçek anlamda değer veriyor ise, sizi siz olduğunuz için seviyorsa bu çok önemli. Örneğin bazı erkeklerin mantığında 'cinsellik var ise benim için değerlidir' önermesi olmasın. Bazen sebepsizce sevsin sizi, sebepsizce sarılsın, güzel olduğunuz için sevmesin sizi, Kalbiniz güzel olduğu için sevsin. Gidin sebepsizce eşinize çiçek alın mesela illa özel bir günün olmasını beklemeyin. Bunlar Değer kavramları. Çok duyuyorum 'Benim kocam tam bir öküz' ? Seni silah zoru ile evlendirmediler ya kendi seçimini yapmışsın. Bu konuda çok dikkat edin ve eşinizi çok ama çok iyi tanıyın. Evlilik,ikinizin birlikte hareket edeceğiniz yaşam biçiminizdir. Flört döneminde gönlünü çalıp evlendiğinde evin reisi modelini oynayıp eşlerini üzenlere ne demeli peki. 

 Eşiniz sizin için çocuk sahibi olacağınız birey olmamalı. Sizin arkadaşınız olmalı. Destek vermeli, sohbetleriniz hoş olmalı, sizi dinlemeli. Birlikte güzel vakitler geçirin. İyi ve kötü günde yanında olun. En önemlisi onu anlayın. Şu gibi tiplerden olmayın mesela 'Bugün yemekte ne var karı' ? wtf is going on. Uzak durun. Üslubu da çok önemli. Size nasıl hitap ediyor dikkat edin bir kere. Hele size küfür etmesi çok büyük ayıp. Eğer sağlıklı bir ilişkiniz var ise zaten siz sevdiğiniz kişiye seve seve pişireceksiniz o yemekleri, içine sevginizi de katarak hemde. Eşlerini anlamak demişken örneğin eşi işten gelmiş çok çekmiş patronundan üstelik bunun yorgunluğu var üstünde. Eşi geliyor hemen azarlama mode on 'Sen beni artık eskisi kadar sevmiyorsun, artık konuşmuyorsun bile benimle dfghjmnERROR404....' Anla bir önce onun hallinden anla. Bunun bir de araba kavgaları var ki o tür tipler çok tehlikeli. Karşılıklı anlayış sizin için en iyi yol olacaktır. Yeri geldiği zaman da kendinizi onun yerine koyun ve empati yapın. Bir de şu düşünceye sahip kişiler var 'Çocuk olunca hallolur elbet' demek ki eşi ile anlaşmazlıkları var ve çocuk sahibi olunca sorunlarının düzeleceğini zannediyor. Hayır daha kötü sonuçlar doğurur. Etkilenen de zavallı çocuk olacak sonra. Neden boşanma oranları arttı ülkemizde ? Neden eşimizi tam olarak tanıyamıyoruz da evlendikten sonra çıkıyor bütün problemler. 

 Evleneceğiniz kişiyi 40 kere tartın. 100 kere düşünün. Birde sakın başkalarının lafını dinlemeyin. Evlenecek kişi elbette sizsiniz onlar değil. Eğer sağlıklı düşünebilecek kadar bilinçli iseniz en iyi siz bilirsiniz doğru kişiyi. 

 Yazımı buraya kadar okuyanlara da ayrı bir teşekkür etmek istiyorum :D 

Bullet Journal nedir ? Hayatınızı Planlayın !


  Yabancılar arasında çok popüler olan ve ülkemize de sıçramış olan yeni bir akım başlamış bulunmakta. Adına Bullet Journal demişler peki nedir bu derseniz buyrun bakalım.

 Kim tarafından icat edildi ?
 Ryder Carroll tarafından oluşturulmuştur. Öğrenme güçlüğü çekince bir plan yapmaya karar vermiş ve deneme yanılma yöntemleri ile bu sistemi geliştirmiştir. Şu an kendisi dijital ürün tasarımcısı ve kendisine ait sitesi mevcut.

Teknolojiden uzak bir planlayıcı 
 Biliyorsunuz ki artık teknoloji hayatımızın merkezine girdi. Çok iyi hatırlarım babamın ön gömleğinin cebinde telefon numaralarının kayıtlı olduğu küçük bir defteri vardı. Şimdi ise hepimiz ne var ne yok telefonlarımıza kaydediyoruz. Bilenler bilir telefonum havuza düştü ve çok önemli bilgilerimi orada muhafaza ediyordum. Ben bu sisteme kişisel rehber veya ajanda demek istiyorum. TDK Türkçe karşılığını bulsa çok iyi olur. Yapacaklar listeniz,Planlayıcı ve günlüğün karışımı olarak tabir edilse de ben daha kapsamlı bir not tutma defteri olduğunu düşünüyorum. 

 Yapacağınız ilk adım 
 Çizgisiz bir defter alın.(noktalı çizim kağıdı şeklinde olan sayfalar önerilmekte). 

-İçerik Sayfanızı oluşturun. 
-Sayfa Numaralarınızı yazın
-Takviminizi oluşturun.
-Yapılacak listenizi
-Gelecek ile ilgili beklentilerinizi
-O gün ne oldu ise yazabilirsiniz
-Resimler çizebilirsiniz
-Yapıştırıcılar ile sayfanızı süsleyebilir veyahut boyayabilirsiniz.
-Ek olarak ben telefon rehberimi, önemli notlarımı, doğum günlerini, ders programımı, sınavlarımı, toplantılarımı, sağlık kontrollerimi, günlük kalori miktarımı veya ne kadar su içtiğimi yazmayı düşünüyorum.

 Yazmak çok önemli ve kalıcıdır. En iyi öğrenme metotlarından biridir. Benim başarımın temelidir. 


 Ajanda gibi tarih tarih gidip düz bir defterden ibaret değil. Tamamen sizin yaratıcılığınıza kalmış. İstediğiniz gibi tasarlayabilirsiniz kontrol sizde. Bu bakımdan benim en çok sevdiğim özelliklerinden oldu ve en kısa zamanda bende yapacağım. 

  

Game Of Thrones Online Nasıl İzlenir ?


 Koyu bir Game Of Thrones hayranı olarak uzun bir zaman 7'inci sezonun çıkmasını bekliyordum. Tabi benim gibi birçok kişi de bunu bekliyor. 

Türkiye'deki sitelerden yasaklandı 
 Canlı olarak Sadece digitürk kanalından izleyebiliyorsunuz fakat ücretli olması birçok hayranını üzdü. Benim dahil evimde digitürk yok. Çok da karşıyım zaten. 

Game of Thrones Saat Kaçta başlıyor ? 
 Türkiye saatleri ile 17 Temmuz 2017 04.00 sularında yani sabahın körü ben bu diziyi izlemeden uyumam :D 

 Peki nereden izleyeceğiz o zaman ?
 Torent sitesinden izlendiğini duydum fakat bir bilgim yok. Onun haricinde ben Live Stream canlı yayın yapan kanallardan izleyeceğim. Linki burada.

Alt yazı olarak nereden izleyeceğiz ?
 Game of Thrones hayranları bilir alt yazısını meşhur Eşek Herif yapıyor onun da twitter adresini Burada. Sitesini takip ederseniz çeviri yapacağı linki de atacaktır. 

 Ben alt yazıyı beklemeyeceğim ve direk izlemeyi planlıyorum İngilizce de olsa az buçuk bir şey anlarız herhalde :D