Karakter Kodlaması Teorim - Kişisel Blog

27 Ekim 2017 Cuma

Karakter Kodlaması Teorim


   Çok düşünen ve hiç durmayan bir beynim var. Öyle ki bazen uyuduğumda bile hala zihnim aktif bir şekilde olabiliyor. O yüzden sayısız şekilde kendimce teoriler ürettim. Bunlardan birini sizler ile paylaşmak istiyorum. Bu benim ilk bilimsel yazım o yüzden bütün eleştirilere şimdiden açığım. 

 Evrimsel süreç ne zaman başladı hiç birimiz bilmiyoruz. Bunun başlangıcını ve bitişini de bilmiyoruz. Bildiğimiz tek yaş yaşadığımız. Benim ise tek bildiğim şey sevgi partüllerinden oluşan moleküler kuantum gücü. Ve bu güç evreni adeta bir ağ gibi sarmış durumda ve her şey onun kontrolünde akıyor. 
  Eğer adımınızı atmadan önce olacakları biliyorsanız bu iki türlü olabilir. 1) Adımlarınızı milyonlarca kere atarsınız ve her ihtimali bildiğinizden sonraki hamlenizi de tahmin etmiş olursunuz. 2) Zamanın akışı size göre hızlıdır, bu demek oluyor ki hamlenizi sadece siz biliyorsunuzdur diğerleri değil. Birinci durum çoklu evren teorisini gösterir nitelikte böylece biz oluşturulan sayısız evrende var olmuş oluyoruz. İkincisi ise Einstein m=mc2 formülü devreye giriyor. Evrenin boyutları ve boyutlar arası zaman akış hızı. Bununla ilgili en iyi film ise Yıldızlar arası. 

  Çocukluğumuzdan beri bize anlatılan kişiliğimiz %? Genetik %? Çevresel faktörler. En basit 2 araştırmayı söylüyorum.
1) Yeni doğmuş bir bebeği alırlar ve çevre ile iletişimini keserler daha sonra çocuğun dediği ilk şey ekmek olur.
2) Yeni doğmuş bir bebeği alırlar ve hayvanlar ile büyütürler daha sonra çocuğun hayvan gibi davrandığı ortaya çıkar. 

 Tamam iyi hoş da bütün bunlar davranışsal hareketler. Kişinin kendi özü değil ve kişinin kendi benliği de değil. İnsan ırkı çevreye göre uyum sağlar ve adapte olur bu doğru evet ama onun özünü değiştiremezsiniz. Siz ana rahmine düşer düşmez ruhunuz ile birlikte karakterinizi de kodlanmış bir şekilde alıyorsunuz. Dünya bir makine misali bizde onun çarklarıyız. Ve aranızda makine mühendisi olan varsa bilir ki sadece bir çark bile bütün düzeni bozar. İşte düzenin sağlanması için kodlanmış karakter ile doğuyoruz. Yalnız bu "ona iyi karakter kodlanmış da bana kötü, haksızlık bu" demek değil. Kimseye kötü bir karakter kodlanamaz. Asıl kötülüğü biz sonradan öğreniriz. Hepimiz saf duygularımız ile dünyaya geliriz. Daha sonra olumsuz çevre koşulları bizim bu saf duygumuzu törpiler. Bunun en iyi gözlemini de küçük kardeşimde yaptım. Doğduğunda ki gözleri ben buyum diyordu ve ne olursa olsun hala da öyle olacak. 7'sinde ne ise 70'inde odur önermesini de çürütmüş oluyorum. İnsanın karakteri ne 7 yaşında şekillenir ne de daha sonra. Bir insanı değiştiremezsiniz. Onu olduğu hali ile sevmelisiniz. 

29 yorum:

  1. pikii madeem öyle olsuun :)

    YanıtlaSil
  2. Lovely post dear! Have a great weekend! xx

    YanıtlaSil
  3. Merhaba.İade-i ziyaret yapayım dedim.Blogunuz çok hoş.
    Ben de değişik teoriler üretmeye bayılırım.Karakter Kodlaması içinse neden olmasın diyorum:)

    YanıtlaSil
  4. katılıyorum ve aynı fikirdeyim gelişen durumlar olabilir ana karakter değişmez bence de:)

    YanıtlaSil
  5. Çok karmaşık konulara dalmışsın sekerim:))) peki kader kodlandıysa ve kimse kötü doğmuyorsa çevresel koşullar onu kötü yapıyorsa o koşullara doğmak onun suçu değil yani kötü olmak onun suçu değil öyle d3hil mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet onun suçu değil fakat sonra iyiye mutlaka yönlendirme yapılıyor hayatının bir döneminde. Hesaplaşma yapılırken ben sana fırsat sundum ama sen o yoldan gitmedin diyebilmek için... Sadece beyinsel hasarı olanlar muaf olabiliyor bu durumdan

      Sil
  6. Bu konular çok karmaşık. Şu doğru şu yanlış demek çoğunlukla mümkün olmuyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle evet benimkisi sadece bir düşünce

      Sil
  7. Karakter ruhla beraber kodlanıyor ve değişmiyor. Yani, yedisinde neyse yetmişinde de odur bir insan 😀

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle evet 😊 Karakter değişmez

      Sil
  8. Genç yaşta bilinmeyene kafa yormanız ve çıkarımlarınız ilgi çekici. İnterstellar filmini bir çok kez izledim ve çok etkilendim.....

    YanıtlaSil
  9. başkasını değil ama insan kendi davranışlarını değiştirebilir ki zaten başkasını değiştirmeye çalışmayı doğru bulmuyorum. son cümlen zaten noktayı koymuş. güzel yazı.

    YanıtlaSil


  10. http://nimeti-islam.blogspot.com.tr/2017/03/karakter-seciye.html

    Sanırım bunu demek istiyorsunuz. :) Fakat bu yeni bir bilgi değil. 1400 küsür sene önce de biliniyordu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazınızı okuyunca çok şaşırdım sanki bütün bilgiler içimde işlenmiş gibi hissettim bir an.

      Sil
  11. Aslında kodlanmış olarak doğmak o birey için kötü bence. Tamam insan bir takım özellikleri iyi veya kötü sonradan elde ediyor ama genetik diye de bir şey var onu değiştiremiyorsunuz. Ben bunun bilincine vardıktan sonra bayağı etkilenmiştim. Örneğin dedemim o zaman ki şartlarda neden öldüğü bilinmiyormuş ama ben bayağı kurcaladım acaba aynı akıbete uğrar mıyım korkusuyla.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Büyük ihtimalle uğramazsınız bence çünkü herkesin kendine has yapısı var. Eğer yaşattığını yaşarsın olayı varsa o başka tabi. O olayda mutlaka etkilenirsiniz

      Sil
  12. İnsan karakterlerini madenler gibi düşünsek.Mesela bazısı altın bazısı bakır bazısı da demir olsun.Ana yapıları değişmese de işlenerek çok daha değerli hale getirilebilir.İnsanların değişmeyecek karakter özelliklerinin eğitim ve çevre ile işleneceğini düşünüyorum ben.
    Ama evet karmaşık konular...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bakış açınıza hayran kaldım :) Gerçekten öyle, hatta gelin biz onlara insanların kimliklerine büründüğü maskeleri diyelim :)

      Sil
  13. Zihin yoran konularda düşünmeyi bende seviyorum senin gibi. Bir makine mühendisi olarak söylüyorum evet dişli çarklardan birisindeki bir arıza bütün sistemi bozar bu doğru. Hayatta öyle aslında. Bir şeyi yaparken farkında olmadan başka bir şeyi yıkıyoruz. Atomik düzeyde düşündüğümüzde çok şey değişiyor aslında. Eğer okumadıysanız Einstein- izafiyet teorisini incelemenizi öneririm. insanı bolca düşünmeye sevkeden faydalı bir yazı olmuş. Emeğinize saglik. Sevgilerimle. Vesselam...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok haklısınız bu konuda. Daha araştırılamayan o kadar çok şey var ki. Şu an anti atomu araştırıyorum bakalım. İnsan bide Sayısalcı olunca daha farklı düşünüyor mantıksal şeyleri

      Sil
    2. Haklısınız. Sayısalcı olmak çok güzel bencede. Bende bilimin sokaklarında kaybolmayı seviyorum.

      Sil