Kişisel Blog

18 Ekim 2017 Çarşamba

Saç Kırıklarımızı Evde Alıyoruz

00:38 49
Saç Kırıklarımızı Evde Alıyoruz

   Eskiden saçı rapunzel olan ben saç bakımına çok önem veririm. Saç çok önemli arkadaşlar. Benim zaten çok söylediğim bir söz "İnsanın saçı ve kaşı görünümü çok değiştiriyor" Kimisi uzun sever kimisi kısa saç. Örneğin bana kısa saç hiç mi hiç yakışmıyor :) Kendimi çirkin hissettiğim için ruh halime de yansıyor. Birde saç dediniz mi benim için akan sular durur. Gelelim asıl konuya saçınız var eyvallah :) Fakat siz önem veriyor musunuz bakalım. Öncelikle saçınızı sevin ne olursa olsun. Rengi veya yapısı önemli değil siz sevin. Saçınızı yağlanma sıklığına göre yıkayın. Ne kullandığınız önemli de değil yeter ki saçınızı beslesin, arındırsın, sert yapmasın yeter. 

 Saçımız çevre koşulları,bizim ona nasıl davrandığımıza göre kırılır. Çat diye kırılıyor evet :) Bu kırıklara çatal diyoruz. Bu da saçımızın bakımsız görünmesine, yıpranmasına ve uzama süresini kısaltır. 

Nasıl olacak ? 

  Erkekler zaten düzenli saçlarını kestirdikleri için pek fazla kırıkları da olmaz tabi kız gibi uzatmadıkları sürece. Bayanlar ise beni pür dikkat okusun:

 Bildiğimiz erkek tıraş makinesini elinize alın. Üstte tarağı var ise çıkartın sadece keseceği yer kalsın. Korkmayın saçınızı çekmiyor. Aynanın karşısına geçin saçınızı ikiye ayırın. Tabi bu durumda saçınız yeni yıkanmış ve kuru olsun. Taralı olan saçınıza aynada bakın ve ne kadar keseceğinize karar verin. Kırıkların boyuna bakın. Kırığını alayım diye de saçı komple kısacık yapmayın. Vee sonuç jilet gibi kesilmiş dümdüz saçlar :) Güle güle kullanın. Bunu 3-4 ayda bir tekrar edin. Hem kuaför masrafınız olmaz hemde en iyisini siz bileceğinizden sonuçtan çok memnun kalıp pollyanna gibi bir sağa bir sola sektirip çok güzelim bee pozu verebilirsiniz :) 

Buraya da videosunu attım. Arkanızı bu şekilde kesecek birisini bulursanız şanslısınız :) 

15 Ekim 2017 Pazar

Uykunuzu alıyor musunuz | Uyumak benim işim

01:03 20
Uykunuzu alıyor musunuz | Uyumak benim işim

   Uyuma aşkımı öğrenmem şöyle oldu : 

-Anne ben küçükken yaramaz mıydım ?
+Yaramaz mı ? Seni yere koyardım uyurdun beee 

İşte böyle başlamış benim uyumaya karşı sevgim :) Gerçekten de öyle ayakta bile uyuma potansiyelim var daha önce gözü açık uyumaya çalıştım fakat beynim kapandığı için beceremedim. Depresyon belirtisi bu, kansızsın ve tembelsin dediler. Küçücük yaşta ne yaşadım da depresyona girmiş olabilirim sizce :) Anne karnında dünyaya gelmek istemediğim için olabilir o ayrı. Ruhlar çok farklı bir dünya. Onlar Allah tarafından yaratıldı ve geri dönmek için yemin ettiler. İşte benim ruhum da bedenime girer girmez özgürlüğü elinden alınmış gibi hissetti. Hala da öyle hissediyorum. Dünya güzel fakat çok farklı bir boyut burası. Şimdi diyeceksiniz ki sanki diğer boyutları görmüş gibisin. Görmedim fakat evrenin boyutlarını biliyorum ve bir üst boyut çok güzel ve muazzam. Evrenin bir melodisi bile var. Bunu bir üst boyuta çıkanlar söylüyor. Orası çok güzel. Sonsuzluğu iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Nasıl ki dersi geçmek için sınavdan geçmeniz gerekiyorsa bir üst evren boyutuna geçmek de öyle. Henüz sınavımı vermiş değilim. Hazır mıyım ? Bilmiyorum. İstiyor muyum ? Fazlasıyla. İşte uykuyu sevmemin nedeni bu. HUZURSUZLUK. 

The Balm Ruj İncelemesi | Saatlerce çıkmayan ruj

00:20 6
The Balm Ruj İncelemesi | Saatlerce çıkmayan ruj

   Daha önce bu rujların küçük boyutlarını kullanmıştım. Linki burada. Kalıcılığı değil de rengi çok hoşuma gittiği için büyüğünü almaya karar verdim. Minik the balm rujları hem kalıcı değil hem de pütür pütür dökülme yapıyor. Büyüğünü aldıktan sonra aradaki farkı daha belirgin fark ediyorsunuz. İyi ki almışım bu ruju artık ömrümün sonuna kadar bu ruj benimle birlikte olacak :) Artık ürün yorumlarım beklenenden farklı olacak buna hazırlıklı olun :D Klasik bloggerler gibi vaatleri neymiş fiyatı neymiş içeriği neymiş olmayacak :)) Artık işin içine reklamlar girdi ve hepsi için söylemiyorum bedava ürün geldi diye ürünü övüyorlar da övüyorlar. Benim okuyucularım çok değerli bu noktada. Burası benim kişisel bloğum ve kendi deneyimlerime göre yazıp değerlendiriyorum. 

   Ürüne gelirsek fiyatı biraz tuzlu gelebilir o yüzden indirim günlerini bekleyerek almanız daha mantıklı. İndirim günü gelince genelde fırlıyorum mağazalara çünkü neden olmasın bütçe planlaması çok önemli :) Bu rujun rengi o kadar tatlı ki ne giyseniz gidiyor ve yaz kış fark etmiyor. Bide bunun kiremit rengi var onu da çok beğendim fakat bitmişti. Bu ruju alın aldırın :) Bir kere çok kalıcı. Sadece Yağlı bir şey yediğinizde çıkıyor denendi :) 

Not: Resimdeki rujun rengi Charming 

7 Ekim 2017 Cumartesi

İdeal İlişki Nasıl Olmalıdır ?

22:50 1
İdeal İlişki Nasıl Olmalıdır ?


   İdeal İlişki Nasıl olmalıdır ? Ankaralı arkadaşımızdan dinleyelim. Şahsen ben çok beğendim ironisini, kendisini de severek takip ediyorum. 



Günümüzün ilişkilerini çok iyi örneklemiş. Hakikaten de öyle :) 

4 Ekim 2017 Çarşamba

Göz rengimizi değiştirmek gerçekten mümkün mü ?

00:44 31
Göz rengimizi değiştirmek gerçekten mümkün mü ?

   Son zamanlarda sosyal medyayı karıştıran bir konu var. Buse Narcı, yani Özcan Denizin eski sevgilisi. Buraya kadar aralarındaki yaş farkı hariç hiçbir sorun yok gibi gözüküyor. İşte bu kızın patlamasındaki asıl sebep yaptırdığı estetik operasyonlar. En başında ise göz rengini değiştirmesi ile gözümüze çarpıyor. Epey konuşulunca bende bu ameliyat hakkında epey bir araştırdım. Çünkü ülkemiz bu şekilde dönüyor. Kim ne yaptıysa onun hakkında epeyce konuşuyoruz, bilim ve eğitim kimin umurunda değil mi ? Bize yeter ki malzeme çıksın biz o insanı yerden yere vuralım. 

 Gözümüzün rengini değiştirebilir miyiz ?
Evet değiştirebiliriz. Yapılan çeşitli operasyonlar da bunu kanıtlar nitelikte. Yapılan operasyon 2 farklı şekilde yapılmakta. 

1) Lazer atışlı pigment ameliyatı
 Her gözün içinde mavi rengi veren pigment bulunuyor. Hatta aslında bütün gözler mavi, genetik kodlanmaya göre gözler şekilleniyor ve son pigmentler sizin göz renginiz oluyor. Bu lazer türü mavi pigmentlerini ortaya çıkarıp gözlerinizi sadece mavi renge dönüştürebiliyor. Koyu gözlere sahipseniz sadece mavi gibi tek bir renk seçeneğiniz mevcut.

2) Yapay yerleştirilen iris ameliyatı  
 Ünlü oyuncunun yaptırdığı ameliyat türü. Ülkemizde yaptırmak isterseniz bu yöntem mevcut. Gözünüzün üst tabakası kaldırılarak göz rengimizin bulunduğu yere yapay bir iris yerleştiriliyor. Ne kadar tehlikeli bir ameliyat olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Zira birçok kişi bu ameliyat yüzünden kör olma riski ile karşı karşıya kalmış. Bu ameliyatta iris yapay olduğu için istediğiniz rengi seçebiliyorsunuz. 

 Uzmanların belirtmek istediği bir konu var, o da bu ameliyatı uzun vadeli olarak denemedikleri için ne tür sonuçlar doğuracağını kestirmiyorlar. İleride ne çeşit göz hastalıklarına yakalanacakları bilinmiyor. Örneğin göz tansiyonu, kör olma riski, katarak veya benzeri hastalıklara sebebiyet verebileceklerini öne sürüyorlar. Ayrıca koyu renklere sahip bir göz rengine sahipseniz. Şanslı kişilerden birisiniz demektir. Işık koyu gözde en  az etkiye sahiptir. O yüzden bozulma riski de azalıyor bu durumda. Renkli gözler bu oranla daha şansız kalıyor. Bence bu nimetin kıymetini bilin. 

30 Eylül 2017 Cumartesi

Yeni Trend Makyaj Bazı Nedir ? Rival de Loop Primer

20:45 21
Yeni Trend Makyaj Bazı Nedir ? Rival de Loop Primer

   Eğer kusursuz bir makyaj yapmak istiyorsanız makyaj bazı sizin vazgeçilmez ürününüz olmalı. İçeriğinde plastik olmamasına dikkat ediniz. Cildinizi adeta ağ gibi örerek koruyucu tabaka oluşturur, böylece fondöten sürdüğünüzde kusursuz görüntüyü oluşturmuş olursunuz. Bunların yüz, göz ve dudak için olanları mevcut. İşe yaradıklarını da rahatlıkla söyleyebilirim. Evet maske görevini de görüyor diyebiliriz bu bazlar için. Makyajınızı yapmadan önce sürüp kendinizi hazırlıyorsunuz. 

  Gelelim benim aldığım ürüne; 
Rossmandan Rival de Loop reyonundan aldım ve denemek istedim. Hiç bazım yoktu ve eksik kalmayayım dedim. Vaatlerine gelirsek;

-Matlaştırır
-Gözenekleri küçültür
-Ten farklılığını yok eder
-Yağ içermez
-Pürüzsüz bir görünüm verir
-Aydınlatır
-Makyajın kalıcılığını artırır

 Evet bunların hepsini yapıyor. Yüzüm genelde donuk gibidir ve az da olsa aydınlattı. Makyaj bazını sürerken tereddüdüm olmuştu acaba yapış yapış hissi verir mi diye ? Fakat vermedi. Makyajımı uzun süre tuttu ve yağlanma yapmadı. Cildime pürüzsüz bir görünüm verdi. Bir daha alır mıyım ? Sanırım alırım. Daha iyi makyaj bazlarının olduğunu biliyorum şimdilik uygun olduğu için kullanmaktayım. Fiyatı da 10-15 Tl arası. 

Baz sürmeden önce göz farının duruşu  

 Gördüğünüz gibi sönük bir far, eğer baz sürmeden far sürüyorsanız uçup gidecektir. Bu arada dövmem de çok havalı çıkmış :) 

 Baz sürdükten sonra göz farının duruşu

 Fark apaçık ortada zaten. Hem rengin pigmentasyonu artmış hemde kalıcığı. 

29 Eylül 2017 Cuma

Neydim Ne Oldum ? Türkiye'deki Eğitim Sistemi

02:13 26
Neydim Ne Oldum ? Türkiye'deki Eğitim Sistemi

   Üniversite sınavlarına hazırlanan herkesin öncelikli olarak hedefi ve hayali olmalıdır. Maratonun yarısı da zaten buradan başlar. Başarmanın yarısı inanmaktır sözüne de sonuna kadar katılıyorum. Gördüğünüz gibi panoma astığım bir yazı var. Ne zaman yazdığımı hatırlamıyorum seneler geçti belkide fakat hala duruyor oracıkta. Hedefimi koydum, hayalimi kurdum hatta gideceğim üniversiteye kadar yazdım. Sonra ne mi oldu dersiniz ? Konuşmaların hepsini yazıyorum

-İş bulamazsın mezun olunca
-Türkiye'de bilim adamı mı var ?
-Para kazanamazsın
-Daha çok para getirecek mesleği seç
-Yurt dışına gitmen gerekiyor
-Puanı az ezik bir bölüm bence
-Çok çalışman gerek, yapamazsın sen

 Kimsenin sözü ile hareket edecek değilim elbette fakat durum bu. Gerçekler bu. Ülkemizde kaç kişi istediği ve sevdiği mesleği yapıyor ? Hangi birimiz işimizi gerçekten severek yapıyoruz veya hakkıyla yapıyoruz. Belki Sayı ile ifade edecek kadar az. Diyeceğim o ki ülkemizde gençler artık işsiz kalmak istemiyor. Bu yüzden de rahatlıkla girebileceği meslekler tercih ediliyor. Bende o yüzden teknoloji dünyasını seçtim. Evet hayalim bir bilim kadını olmaktı fakat ülkemizde bunu gerçekleştiremediğim için gene kendi sevdiğim bir alana yöneldim. Hala teorilerim var ve bunu mümkün oldukta yazıyorum, ilerleyen zamanlarda paylaşırım sizinle. 

 Gelelim gündem konumuza,
   Okullarda artık Teog kaldırıldı. Aslında bakarsanız bende karşıydım bu sisteme, daha 11 yaşına girecek olanlar sınav hayatına atılıp psikolojik olarak etkileneceklerdi. Onun yerine 8.sınıfta yapılan OKS sınavı iyi gibiydi. Şimdilik YGS-LYS sistemi de iyi gibi. Orta okulu bitiren öğrenciler nasıl evlerine en yakın liseye gidebilirler veya nasıl ortalamalarına göre liselerini seçecekler ? Kaldı ki hocaların anlatımlarından tutun gittiği okul bile ortalamaları etkiliyor. Ya da nasıl her lisenin yaptığı sınava girecek bu öğrenciler ? Sistem sürekli yenileniyor ve etkili bir sonuca ulaşılamıyor. Bugün gidin finlandiyaya en muhteşem eğitim sistemine sahip bir ülke. Öğrencileri kesinlikle okumaktan, okuldan, eğitimden soğutmamak adına ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. İmkanım olsa orada yaşarım, hatta ileride çocuklarım olursa bu eğitim sisteminde okutmak istemiyorum. Bakın ya okullara, öğrencilere ne kadar istekli gidiyorlar diye, hangisi koşa koşa gidiyor okula diye. İşte finlandiyadaki öğrenciler koşa koşa gidiyor. Hatta okulları bitti diye oturup ağlıyorlar bile...

 Siz ülkemizdeki eğitim sistemi hakkında ne düşünüyorsunuz peki ?